11 Şubat 2008 Pazartesi

amerikan bezi-deli diyenle derilen arasındaki farkı kimbilebilir ki...


nasıl da başlardık
titreyen sözcüklerle konuşmaya
bir kentten diğerine gitmek ne kolaydı
alev alırdık kuru serinliklerde
güne başlar gibi değiştiriverirdik biz gelmeden üzerimize biçilmiş hayatı
yarın öykülerde varolan bir yerdi hep gideceğimiz
çok da uzak değildi
yürünerek daraltılabilirdi acının yolları
sağanaklarda susmadan koşacak kadar
biliyorduk "hiçbir öykünün sonu bir mezcuba teslim edilemezdi"
giydiklerimiz kollarımızı bağlıyordu; çok da sıkıyordu. neden demedik
nedenleri biz bilelim istedik
kurumuş, kitaparası papatyalardan arta kalandık
sayfalar sarardıkça çiçekler gibi eskidi hatıramız
belleklerde
derin uçurum oldular
içine düşüp durduğumuz
bıkmadığımız
inandığımız
yasaksızdı karartma vakiydi oysaki
ay edepsiz kavuşumdu
bunu kollarımızı arkada sıkıca kenetleyenden mi duymuştuk
çıplaklıklar içimizde
yağmuru değil
kana batmış çocukları büyüttü
üstümüz lekelendi
acı, kan, sokak koktu beyaz
kollarımızı sıkan o beyaz
amerikan bezindenmiş
ondan canımız yanmış tenimizde hışırtılı yarıklar bundanmış

2 yorum:

pera dedi ki...

nasıl bi his sana bunu yazdıran...

Ayşe Marika Sağlam dedi ki...

bilirsin işte... bazen görüp de geçilenlerin içinde öylece beklemeye alınırsın.susarsın susarsın.. ve sonra...

düş zaman peşime

düş zaman peşime
sadece ikisi kaldı hayatta.bu fotoğraftan kalan;soluk almayı beceren iki kişi.diğerlerinin terkine inat,yaşamda direten iki kişi.hangileri ölüme bakıyor...hangileri hayatta diretiyor...hangileri yas bıraktı hangileri acı parçalarını süpürür hala...

her şey

her şey
onlarsız yaşanmıyor...sanal beyinlilere,sokakarası uyuşuklarına,vakitsiz yığınlara inat hem de

zaman ki sonsuzdur

zaman ki sonsuzdur
yaşamım boyunca içimi kemirttiniz.evlerinizle.okullarınızla.iş yerlerinizle.özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. ölmek istedim dirilttiniz.YAZI YAZMAK İSTEDİM AÇ KALIRSIN DEDİNİZ.aç kalmayı denedim serum verdiniz.DELİRDİM.Kafama elektrik verdiniz.ben bütün bunların dışındayım.

sylvia plath çizgisi

sylvia plath çizgisi
kalbimin sızısı...hiçbir şeye benzemeyen.herkesten kıskanır gibi sevdiğim...

tezer&deniz

tezer&deniz

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim
Yoz bir toplum düzeninde yaşamaktan usanıp yaşamlarına son verenlere, üstlerine gaz döküp kendini yakanlara, hasta gözüyle bakıyoruz. Onları ruh hastası saymakla, insanın insanca yaşamak hakkına, insan olarak yaşayamıyorsa, yaşamı dışlama hakkına tepeden bakıyoruz. İnsan yaşadığı toplumdan utanç duyduğu için pekala canına kıyabilir, inanıyorum buna. Böyle önemli bir kararın arifesinde, öteki kararlardaki bocalamalara da yer yoktur üstelik: kaldırım kirlense de olur, banyo kanlansa da, çocuklar korksa da, dostlar üzülse de. Bu tür incelikler, kaygılar çok geride kalmıştır.

deniz bilgin

deniz bilgin
sessizce yittin; sesini duyan????

FURÛĞ-İ FERRUHZÂD

FURÛĞ-İ FERRUHZÂD
"Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir seni kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek" ne çok var yitenlerden..ne de güzeldin.ne büyük sözleri fısıldadın gecenin kulağına.duymamanın hazzına kapılmış lal kalabalıklar arasında elbet var ışığını koklaya koklaya izinden gelen birileri

.....

.....

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ
ey iki adımlık yer küre!senin bütün arkabahçelerini gördüm ben

selçuk baran

selçuk baran
haziran'dır,Arjantin tangoları'dır..kimselerin adını zikretmeyip hayata küstürdüğü sözcüklerin en güzel ustasıdır.erken çekip gidenlerdendir.az kaldı bitiyor derken bir bir önünde ölüm penceresi açılmıştır..sevdiğimiz ne kaldı...kim ellerimizi tutacak korkudan buz kestiğinde.kitapları basılmaz,sahaflar o "adam"ı tanımıyorum der...kim, peki kimin vicdanı sızlar?

Die Verwandlung