22 Eylül 2007 Cumartesi


Yağmur çiseliyor, korkarak yavaş sesle bir ihanet konuşması gibi.
Yağmur çiseliyor, beyaz ve çıplak mürted ayaklarının ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
Yağmur çiseliyor, Serezin esnaf çarşısında, bir bakırcı dükkânının karşısında Bedreddinim bir ağaca asılı.
Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin çırılçıplak etidir.
Yağmur çiseliyor. Serez çarşısı dilsiz, Serez çarşısı kör. havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
Yağmur çiseliyor. ...
aşağıda bu güzelim şiirin mükemmel bir yorumunun videosu var..görmeyen,unutan,unutturulmuş yığınlara inat hala geçmişin hesabını görmeye çalışan, üstü alelacele kapananları açan birileri var

6 yorum:

melis dedi ki...

tarif-i imkansız haller içine soktun beni sabah sabah
ve bunu ilk kez yapmıyosun
sen bunu hep yapıyosun

periçıkmazı dedi ki...

mellom,anımsıyorum bu sahneyi....bir zamanlar sorgusuz hesapları görülmüşlere nasıl ağladığımızı... annemin kapat dayanamıyorum hatırlamak istemiyorum feryatlarına rağmen unutturulana bunca zaman sonra ağlayışımız,tesadüf değil. biz o yorgun-yaralı kuşakla beslendik nasılsa.sevmeyi de isyanı da onlardan öğrendik....

pera dedi ki...

hangi yaşta olursam olayım etkilenirim ben bu sahneden,ve yine aynı gözyaşı damlalarını aynı mıktarda akıtırım
ağlarım evet.

periçıkmazı dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
periçıkmazı dedi ki...

seni dünya paylaşamıyor şiirlerin bin dilde
seni senden okumak var ya seninle aynı dilde
mezarın orda olsa burda olsa ne olur
tepende bir taş olsa çınar olsa ne olur

nazım hikmet memleket nazım hikmet
kafiye için yazmadık hasret sana memleket

kitapların özgür artık müjdeler olsun nazım
sen yazmaya devam et hasreti yazma nazım
varna önlerindeydin sen artık döndün nazım
karadeniz köpürdü memlekettesin nazım

ölürsem
o günden önce yani öylecede gibi görünüyor
anadoluda bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse tepemde bir çınar olursa
taş maş da istemez hani

ilknur AKPINAR dedi ki...

Harikasın !!
takibe aldım blogunu,sevgiler.

düş zaman peşime

düş zaman peşime
sadece ikisi kaldı hayatta.bu fotoğraftan kalan;soluk almayı beceren iki kişi.diğerlerinin terkine inat,yaşamda direten iki kişi.hangileri ölüme bakıyor...hangileri hayatta diretiyor...hangileri yas bıraktı hangileri acı parçalarını süpürür hala...

her şey

her şey
onlarsız yaşanmıyor...sanal beyinlilere,sokakarası uyuşuklarına,vakitsiz yığınlara inat hem de

zaman ki sonsuzdur

zaman ki sonsuzdur
yaşamım boyunca içimi kemirttiniz.evlerinizle.okullarınızla.iş yerlerinizle.özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. ölmek istedim dirilttiniz.YAZI YAZMAK İSTEDİM AÇ KALIRSIN DEDİNİZ.aç kalmayı denedim serum verdiniz.DELİRDİM.Kafama elektrik verdiniz.ben bütün bunların dışındayım.

sylvia plath çizgisi

sylvia plath çizgisi
kalbimin sızısı...hiçbir şeye benzemeyen.herkesten kıskanır gibi sevdiğim...

tezer&deniz

tezer&deniz

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim
Yoz bir toplum düzeninde yaşamaktan usanıp yaşamlarına son verenlere, üstlerine gaz döküp kendini yakanlara, hasta gözüyle bakıyoruz. Onları ruh hastası saymakla, insanın insanca yaşamak hakkına, insan olarak yaşayamıyorsa, yaşamı dışlama hakkına tepeden bakıyoruz. İnsan yaşadığı toplumdan utanç duyduğu için pekala canına kıyabilir, inanıyorum buna. Böyle önemli bir kararın arifesinde, öteki kararlardaki bocalamalara da yer yoktur üstelik: kaldırım kirlense de olur, banyo kanlansa da, çocuklar korksa da, dostlar üzülse de. Bu tür incelikler, kaygılar çok geride kalmıştır.

deniz bilgin

deniz bilgin
sessizce yittin; sesini duyan????

FURÛĞ-İ FERRUHZÂD

FURÛĞ-İ FERRUHZÂD
"Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir seni kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek" ne çok var yitenlerden..ne de güzeldin.ne büyük sözleri fısıldadın gecenin kulağına.duymamanın hazzına kapılmış lal kalabalıklar arasında elbet var ışığını koklaya koklaya izinden gelen birileri

.....

.....

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ
ey iki adımlık yer küre!senin bütün arkabahçelerini gördüm ben

selçuk baran

selçuk baran
haziran'dır,Arjantin tangoları'dır..kimselerin adını zikretmeyip hayata küstürdüğü sözcüklerin en güzel ustasıdır.erken çekip gidenlerdendir.az kaldı bitiyor derken bir bir önünde ölüm penceresi açılmıştır..sevdiğimiz ne kaldı...kim ellerimizi tutacak korkudan buz kestiğinde.kitapları basılmaz,sahaflar o "adam"ı tanımıyorum der...kim, peki kimin vicdanı sızlar?

Die Verwandlung