23 Eylül 2007 Pazar

rekor

lev,şeşe ve hiç için
hiç kimse ve biz bile bilmeden... gözlerimizde akmadan kuruyan yaşlar varken
yaşam, evet en çok o zaman yaşanmıştı.
artık melekli kulelerden ne hüzün
ne de kaçıp gitmeler bakıyor
uzatıp
bembeyaz boynunu...
kalabalıktık bir şiir kadar çok....
uzun
bitimsiz ve yarına açık pencereden
içeri uzanan
rüzgarda üşümenin
en güzel olduğu
zamanlardı onlar
her şeye gücümüz yeterdi; çoktuk; ölümüneydi
dostluk
yerimizden bile kalkacak gücü o eski
esintide bıraktık
danslar edip
kadehe vuran ışık gibi bir rüyaya inandırdık ya birbirimizi
en büyük suçumuz buydu
kimse kıramadı rekorumuzu
kalp kırmaların, acıları yok saymanın
...altından kalkamadık..
yalnızca biri
evet en yüreklisi
kalkıp
pencereyi kapadı;
rüya
yandı bitti kül olduk

3 yorum:

Sevi. dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Sevi. dedi ki...

Beşiktaş. 14 m2'lik bir oda. ve the dreamers. hayalperestler. ayşe ve ben. ve kutlu. ve neşe. bu şiirin adı pimapen şiir olmalıydı. götümüz donarken, paramız yokken, bazen yemeğimiz, sigaramız yokken, bir köpeköldüren eşliğinde, kahkahalar, gülücükler ve kahkahalar.. bu fotoğraf, bu şiir, çok eskilere götürdü beni. fakat o kadar yakın ki aynı zamanda, o kadar içimdeki, bana ait ki; bir fotoğrafın bunu yapmasına kızdım, kelimelerin alarm gibi çalmasına, bu kadar geç uyanmama kızdım. o an hatırlatılmasaydı, belki ömrüm boyunca hatırlamaycaktım. bu şiir olmasaydı, aslında hiçbir şey fark etmeyecekti. bunları yaşadık, bunları gördük. bir daha görücek miyiz, bir daha yaşayacak mıyız, bilmiyorum, ama zaman, kayıp zaman, nasıl bir yaptıysa bizi, o anın da bir önemi yok, olacak anların da bir önemi kalmadı. bir daha hayatım boyunca görmeyecek olsam da, bir ayşe var benim hayatımda,bir kutlu var hayatımda, neşe var hayatımda, kalbimin kırmızısında, her zaman zehir gibi bir çay misali koyu demini koruyan, ve koruyacak olan. asıl hayalperestler o film karakterleri değil biziz, asıl hayalperestlik, bunu fark etmem, bunu fark etmemiz. biz.

periçıkmazı dedi ki...

diyorum ya bazen yorulduk mu acaba diye....ya da yaşam yaşanmışları bir an önce anılaşsınlar diye hızla çekip alıyor mu bizden? yollar yürünüyor,aynı sokaklardan geçiliyor belki aynı saatlerde ama aynı yüzler ve anlar hep bir soluk mesafesinde ama nerede? çağrışımlar, baş edilmesi en zor olanlar... ne zaman düşlerine tutunmuş birilerini görsem,ellerinde sigara ve en ucuzundan şarap ben yürüdüğüm yollarda aynı saatlerde aynı şeyleri düşünüyor olacağım....

düş zaman peşime

düş zaman peşime
sadece ikisi kaldı hayatta.bu fotoğraftan kalan;soluk almayı beceren iki kişi.diğerlerinin terkine inat,yaşamda direten iki kişi.hangileri ölüme bakıyor...hangileri hayatta diretiyor...hangileri yas bıraktı hangileri acı parçalarını süpürür hala...

her şey

her şey
onlarsız yaşanmıyor...sanal beyinlilere,sokakarası uyuşuklarına,vakitsiz yığınlara inat hem de

zaman ki sonsuzdur

zaman ki sonsuzdur
yaşamım boyunca içimi kemirttiniz.evlerinizle.okullarınızla.iş yerlerinizle.özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. ölmek istedim dirilttiniz.YAZI YAZMAK İSTEDİM AÇ KALIRSIN DEDİNİZ.aç kalmayı denedim serum verdiniz.DELİRDİM.Kafama elektrik verdiniz.ben bütün bunların dışındayım.

sylvia plath çizgisi

sylvia plath çizgisi
kalbimin sızısı...hiçbir şeye benzemeyen.herkesten kıskanır gibi sevdiğim...

tezer&deniz

tezer&deniz

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim
Yoz bir toplum düzeninde yaşamaktan usanıp yaşamlarına son verenlere, üstlerine gaz döküp kendini yakanlara, hasta gözüyle bakıyoruz. Onları ruh hastası saymakla, insanın insanca yaşamak hakkına, insan olarak yaşayamıyorsa, yaşamı dışlama hakkına tepeden bakıyoruz. İnsan yaşadığı toplumdan utanç duyduğu için pekala canına kıyabilir, inanıyorum buna. Böyle önemli bir kararın arifesinde, öteki kararlardaki bocalamalara da yer yoktur üstelik: kaldırım kirlense de olur, banyo kanlansa da, çocuklar korksa da, dostlar üzülse de. Bu tür incelikler, kaygılar çok geride kalmıştır.

deniz bilgin

deniz bilgin
sessizce yittin; sesini duyan????

FURÛĞ-İ FERRUHZÂD

FURÛĞ-İ FERRUHZÂD
"Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir seni kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek" ne çok var yitenlerden..ne de güzeldin.ne büyük sözleri fısıldadın gecenin kulağına.duymamanın hazzına kapılmış lal kalabalıklar arasında elbet var ışığını koklaya koklaya izinden gelen birileri

.....

.....

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ
ey iki adımlık yer küre!senin bütün arkabahçelerini gördüm ben

selçuk baran

selçuk baran
haziran'dır,Arjantin tangoları'dır..kimselerin adını zikretmeyip hayata küstürdüğü sözcüklerin en güzel ustasıdır.erken çekip gidenlerdendir.az kaldı bitiyor derken bir bir önünde ölüm penceresi açılmıştır..sevdiğimiz ne kaldı...kim ellerimizi tutacak korkudan buz kestiğinde.kitapları basılmaz,sahaflar o "adam"ı tanımıyorum der...kim, peki kimin vicdanı sızlar?

Die Verwandlung