kıpkırmızı şiirim benim
gece yarısı elimde kırılan kadehin dudak izi
yaslı yorgun bahçelerde çığlıklarla büyüyen o ağacı
anımsa
bir çocukluk ya da ilk gençlik..
adına ne dersen o kabulüm
yalnız sonrası olmasın
son cümlede bir duraksa isterim
kadın kokan bir sokakta
yine bir kadın sesinde sabahladığını bileyim...
bu yeter bana..
12 Ocak 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
düş zaman peşime
sadece ikisi kaldı hayatta.bu fotoğraftan kalan;soluk almayı beceren iki kişi.diğerlerinin terkine inat,yaşamda direten iki kişi.hangileri ölüme bakıyor...hangileri hayatta diretiyor...hangileri yas bıraktı hangileri acı parçalarını süpürür hala...
her şey

onlarsız yaşanmıyor...sanal beyinlilere,sokakarası uyuşuklarına,vakitsiz yığınlara inat hem de
zaman ki sonsuzdur

yaşamım boyunca içimi kemirttiniz.evlerinizle.okullarınızla.iş yerlerinizle.özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. ölmek istedim dirilttiniz.YAZI YAZMAK İSTEDİM AÇ KALIRSIN DEDİNİZ.aç kalmayı denedim serum verdiniz.DELİRDİM.Kafama elektrik verdiniz.ben bütün bunların dışındayım.
sylvia plath çizgisi

kalbimin sızısı...hiçbir şeye benzemeyen.herkesten kıskanır gibi sevdiğim...
tezer&deniz

tomris uyar...inceliklim,açık sözlüm,erken yitenim

Yoz bir toplum düzeninde yaşamaktan usanıp yaşamlarına son verenlere, üstlerine gaz döküp kendini yakanlara, hasta gözüyle bakıyoruz. Onları ruh hastası saymakla, insanın insanca yaşamak hakkına, insan olarak yaşayamıyorsa, yaşamı dışlama hakkına tepeden bakıyoruz. İnsan yaşadığı toplumdan utanç duyduğu için pekala canına kıyabilir, inanıyorum buna. Böyle önemli bir kararın arifesinde, öteki kararlardaki bocalamalara da yer yoktur üstelik: kaldırım kirlense de olur, banyo kanlansa da, çocuklar korksa da, dostlar üzülse de. Bu tür incelikler, kaygılar çok geride kalmıştır.
deniz bilgin

sessizce yittin; sesini duyan????
FURÛĞ-İ FERRUHZÂD

"Tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir seni kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek" ne çok var yitenlerden..ne de güzeldin.ne büyük sözleri fısıldadın gecenin kulağına.duymamanın hazzına kapılmış lal kalabalıklar arasında elbet var ışığını koklaya koklaya izinden gelen birileri
.....

ZELDA NİLGÜN MARMARA nil'de gün ansızın battı.k.İ

ey iki adımlık yer küre!senin bütün arkabahçelerini gördüm ben
selçuk baran

haziran'dır,Arjantin tangoları'dır..kimselerin adını zikretmeyip hayata küstürdüğü sözcüklerin en güzel ustasıdır.erken çekip gidenlerdendir.az kaldı bitiyor derken bir bir önünde ölüm penceresi açılmıştır..sevdiğimiz ne kaldı...kim ellerimizi tutacak korkudan buz kestiğinde.kitapları basılmaz,sahaflar o "adam"ı tanımıyorum der...kim, peki kimin vicdanı sızlar?

Die Verwandlung