
bir yüzün ayaküstü bıraktığı iz..lekesinden tanıyorum.üzerimde ve unutmaya yeltendiğim her şeyde. geldiğinde ağlıyordu; bir yanında hiç bilmediği hayatların yükü..onca ağırlığı nereden bulduğunu soramadım. içlerinde tanıdığım yaralar. ona uymayan, hep biraz fazla gelen. en ince yerinden kopacak birazdan ve yıkıntılar arasında yüzü biraz daha çocuk. yaşlanmayı umup git gide bedeninin gençliğine hapsolan. baktığı yerde biçimsiz ızdıraplar kımıldanıyor. oysa artık yeri yok gözle görünmeyenin acısına ağlamanın. bilmiyor. fark etmeden biriktirdikleri zamanın kuyusunda aksini saklayacak artık. karanlık ve ışıklar içinde. bir çocukluk hatırasının böyle erken tanığı olmasaydı...kimselerin anımsamadığı bir kuytuda, bir kadının elinden tutuşumun geç kalmış ortağı oysa. bir zamanlar diye başlayıp boş yüzlerin arasında sustuğum o hatıra ansızın karşımda.onun sözlerinde. elimi uzatsam yok olacağımı biliyorum. o bilmiyor.hayat her yerinden kırılıyor yine. unut her şeyi, buralarda biriktirmenin adı deliliğe ilişik diyorum.sesim kendini eziyor.
bir çocuk ağlıyor. kocaman adımları atmaktan vazgeçmek için geç kalışına.